27 Aralık 2013 Cuma

Ne Giydim: Renkli Kış

Merhabalar :)

Daha önce hiç ne giydiğimi paylaşmamıştım sizinle. Bu postumda son günlerde giydiğim birkaç parçayı paylaşacağım. kışın renksizliğinden ne kadar bunalsak da kendimizi siyahlar, griler içinde buluyoruz nedense. Benim de çok yaptığım bir şey bu ama renkli bir parçayla biraz canlandırmayı tercih ediyorum kıyafetlerimi.

Mesela en sevdiğim turuncu çantam :)

veya pembe gömleğim



ya da bir hafta bekleyerek kavuştuğum sevgili bordo botum :)




Benim renklerim şimdilik bu kadar ama fırsat buldukça devam edeceğim yayınlamaya.
Sevgiler :)

25 Aralık 2013 Çarşamba

Ne Pişirdim: Tava Böreği

Merhabalar :)

Dün akşam menümde mantı vardı. Tabii ki mantıyı kendim açmadığım için tarif vermek çok garip olur diye düşünüyorum :) Sofrayı biraz zenginleştirmek adına yanına pratik bir şey yapmak istedim ve evde yufkam olduğu için tava böreğini seçtim. İşte çok basit ama bir o kadar lezzetli tarif :

Malzemeler

3 adet yufka
2 çay bardağı süt
1 çay bardağı su
1 çay bardağı sıvı yağ
Yaklaşık 1 su bardağı peynir (ben lor kullandım)

Yapılışı

Hafifçe yağladığımız teflon tavaya 1 yufkayı seriyoruz. (Yufkanın kenarları tavanın dışında kalacak şeklide) Bir kapta süt, su ve sıvıyağı karıştırıp elde ettiğimiz sostan, serdiğimiz yufkanın üzerinde birkaç kaşık gezdiriyoruz. Her tarafına yaydıktan emin olduktan sonra 1 yufkayı parçalayıp tavaya seriyoruz. Üzerine yediden birkaç kaşık sos gezdiriyoruz. Hazırladığımız peyniri yufkaların her yerine ulaşacak şekilde ekliyoruz. (Dilerseniz maydanoz vs ekleyebilirsiniz ama ben tercih etmiyorum.) Bir yufkayı daha birkaç parça halinde tavaya ekleyip kalan sosu üzerine döküyoruz. Son olarak dışarıda kalan yufka kenarlarını üzerine kapatıp orta ateşte altı kızarıncaya kadar pişiriyoruz. Kızardıktan sonra bir tabak veya kapak yardımıyla diğer tarafını da çevirip aynı şekilde pişirdikten sonra servis edebiliriz.



Gerçekten çok pratik ve lezzetli. Afiyet olsunnnn :) 
Sevgiler...

24 Aralık 2013 Salı

Ne Pişirdim : Sebzeli Bulgur Pilavı ve Köfteli Patates

Merhabalar,
Bugün size dün akşamki menümü tarif edeceğim. İşten eve gittiğimden yemek hazırlamak için yaklaşık 1 saat vaktim oluyor (aksi halde yemeği geç yemek zorunda kalıyoruz ve bu da bize kilo olarak dönüyor :) ) Bu nedenle kısa sürede yapılabilecek yemekler seçiyorum.
Dün akşam menüde beyaz tarhana çorbası, köfteli patates bohçası ve sebzeli bulgur pilavı vardı. işte pilav ve yemeğimin tarifi:

Sebzeli Bulgur Pilavı

2 yemek kaşığı tereyağı
2 adet domates
1 tatlı kaşığı salça
1 adet orta boy soğan
1 adet biber (ben çarliston kullanıyorum acı olmaması için)
1 adet kabak (küçük bir kabak yeterli)
1 bardak pilavlık bulgur
2 bardak sıcak su
tuz, karabiber...

Tereyağını ısınmış tencereme aktardıktan sonra ince doğranmış soğanı ve bir iki dakika sonra biberi ve ardından tavla zarı büyüklüğünde hazırladığım kabağı ekledim. Sebzeleri birkaç dakika çevirdikten sonra üzerine bulguru ekledim. Bulgur da yağı çekince rendelediğim domatesleri de ekleyip biraz daha hafif hafif pişirdim. Ardından 2 bardak suyu bir kaba alıp içinde salçayı erittim ve birer çay kaşığı karabiber, kimyon ekledim. Ben tuz eklemedim, 1 adet tavuk bulyon kullandım ama siz onun yerine 1 tatlı kaşığı tuz da koyabilirsiniz.

Hazırladığım suyu tencereye ekleyip kapağını kapadım ve en kısık ateşte pişmeye bıraktım. yaklaşık 20 dk sonra suyunu çekti, pilavımın altını kapayıp dinlenmeye bıraktım.


Köfteli Patates Bohçası


3 adet orta boy patates
200 gr kıyma
1 adet soğan
1 dilim bayat ekmek
2 adet Sivri Biber
2 Adet domates
6 adet kaşar dilimi
2 bardak sıcak su
1 tatlı kaşığı salça
Tuz, karabiber

Sabah dondurucudan çıkarıp çözdürdüğüm kıymayı bir kaba aldım. İnce kıydığım soğanları ve robottan geçirdiğim 1 dilim ekmeği ekledim. 1 tatlı kaşığı tuz ve karışık baharatımı ekleyip güzelce yoğurdum.

Diğer yanda patatesleri serçe parmak kalınlığında halka halka dilimledim. 1 patates üzerine kıymayı yaydım. Üzerine 2 dilim domates koyup, başka bir patates dilimiyle üzerini kapadım. Ardından üzerine biber koyup kürdanla sabitledim. (Fotoğrafta şekli daha iyi görebilirsiniz) Yağladığım fırın kabına patatesleri yerleştirdim.

Pilav tarifimde anlattığım gibi 2 bardak sıcak suda salçayı erittim, tuz ve baharatları da suya ekledim. Büyük bir kaşık yardımıyla patateslerin üzerine tek tek salçalı sudan döktüm. (üstteki patatese değecek kadar su koymuş oldum neredeyse)

170 derece önceden ısıttığım fırında 35 dk pişirdim ve çıkarıp kürdanların üzerine kaşarları batırdım. Tekrar fırına alıp 5 dk daha pişirdim ve kapattım. 5 dakika dinlendirdikten sonra afiyetle yedik.


Size de bize de afiyet olsunnn :)

23 Aralık 2013 Pazartesi

Kışın Vazgeçilmezi Hırkalara Kemerleri Bağlayalım :)

Hava o kadar soğuk ki kat kat giyinmekten kendimizi alamıyoruz. Benim en beğendiğim "katlı giyinme" şekli ise hırkayla tamamladıklarım.Gömlek giymeye bayıldığım için, hırkalı kombinlerimi genellikle gömlek, hırka ve hırka üzerine kemer olarak tamamlıyorum. Bu kış favorilerim ise uzun hırkalar. İşte bu kış beni ısıtan, en sevdiğim hırkalarım:
Park Bravo Koyu Bej Hırka: Dökümlü bir hırka olduğu için kemerle çok şık bir görüntü çıkıyor ortaya. Gömleklere bayıldığımı söylemiştim ama yakada katlandığı için gömlekten ziyade uzun kollu basic tişörtlerle kullanıyorum bu hırkamı.


 H&M Maxi Hırka: Bu hırka gömleklerle kullanmayı en çok sevdiklerimden.



Koton Simli Maxi Hırka: Hem şık hem de kullanış itibariyle çok rahat bu hırkayı dolabımdan hiç çıkarmamayı düşünüyorum :) Kotla, kumaş pantolonla, elbiselerle, kısacası her parçayla kullanılabilir.

Ben hırkalarımı ince kemerlerle süslüyorum genellikle, kalın kemerleri oldum olası pek sevememişimdir. Ama siz kalın kemerlerden hoşlanıyorsanız bu sezon kemer kullanımı çok önde olduğu için neredeyse her mağazada isteğinize göre kemer bulabilirsiniz. Nitekim siz de maxi hırkalardan kalın kazaklara, pardösülere kadar bir çok kıyafetin kemerli kullanımına şahit olmuşsunuzdur.

Kemerli kullanımlar için, en sevdiğim bloglardan gardropkedisi.com'un hazırladığı gönderinin linkini paylaşıyorum sizinle: buraya tık lütfen


Haftasonu Kahvaltısında Açma Keyfi

Mutfaktan haberlerle yeniden selamlar..
Bugün , haftasonu kahvaltımız için yaptığım açmanın tarifini paylaşacağım sizlerle. Beğenilerinizi veya eklemek istedikleriniz varsa lütfen yazın..

Malzemeler:
1 Paket kuru instant maya
1 su bardağı ılık su
1 çay bardağı süt
1 çay bardağı sıvı yağ (tercihen mısırözü)
1 tatlı kaşığı tuz
2 tatlı kaşığı kaşığı şeker
Yumuşatılmış tereyağı veya margarin (içlerine sürmek için)
Un (Kıvamı elde edene kadar, ben yaklaşık 4,5 bardak un kullandım)

Üzeri için
1 yumurta sarısı
Çörek otu

Gelelim açmamızın yapılışına:
Elimin dayanabileceği sıcaklıkta 1 bardak suyu, sütü, sıvıyağı, tuz ve şekeri bir kaba alıp üzerine mayayı ekleyip birkaç dakika bekledim. Maya köpükleşmeye başlayınca yavaş yavaş un eklemeye başladım. Hamur elimin yapışmayacağı bir hale gelinceye kadar un ekledim ve güzelce yoğurdum (yumuşacık fakat yapışmayan bir hamur elde etmek gerekiyor) Daha sonra hamuru toparlayıp kabımın kapağını kapattım. Daha önce yoğurt yapımında bahsettiğim kabı kullandım ve hamur mayalanınca kapağı kendinden attı. Korkmadım diyemem :)

yaklaşık 45 dakika sonra hamur iki katına çıkmıştı ve bu da açma hamurumuzun hazır olduğu anlamındaydı elbette :)

Hamuru mandalina büyüklüğünde (evet evet çok düşündüm vereceğim örneği, tam olarak mandalina büyüklüğünde oluyor :) ) bezelere ayırıp, bezeleri yaklaşık 20 cm çapında açtım (buna da küçük bir tencere kapağı kadar diyebiliriz). Fotoğrafta görebileceğiniz gibi, açtığım bezelere yumuşamış tereyağlarını sürüp sonrasında rulo yaptım ve iki ucundan tutarak çevirip yuvarladım, açma şeklini verdim.

Hazırladığım açmaları tepsiye dizip üzlerine yumurta sarısını sürdüm ve çörek otlarını da serpiştirerek önceden 180 derece ısıttığım fırına verdim.

Üzerleri kızarıncaya kadar ğiştikten sonra fırından çıkarıp tepsinin üstüne hafif nemli bir bez örterek dinlendirdim.







 Sonuç gayet güzeldi, afiyet olsunnnn :)

Sevgiler...



20 Aralık 2013 Cuma

Cildime Bir Bakalım :)

Yeniden merhaba, kullandığım cilt bakımı ürünlerini paylaşacağım bugün sizlerle. Öyle sürekli bakım yaptıran biri değilim ama kendi kendime yapabileceklerimi aksatmamaya çalışıyorum. Şimdi kullandığım ürünleri sırasıyla sizinle paylaşacağım :)

1- Estee Lauder Perfectly Clean : Bu köpük şeklindeki makyaj temizleyicisine bayılıyorum. Köpük olduğu için hem çok kullanışlı hem de öyle kolay kolay bitmiyor. (6-7 ay gibi bir kullanma süresi oluyor) Bazen eve gider gitmez bazen de yatmadan hemen önce makyajımı Estee Lauder temizleyici ile güzelce çıkarıyorum.

2- Thalion Balance Lotion : Makyajımı çıkardıktan sonra pamuk yardımıyla dengeleyici toniği dairesel hareketlerle (bunu da makyaj malzemelerimi alırken güzellik uzmanlarından sıkça duyuyorum :)) yüzüme uyguluyorum. Hem kalıntıları temizliyor hem de cildin tonunu dengeliyor. Memnun olduğum başka bir ürün de bu tonik, yaklaşık bir yıldır kullanıyorum ve haaala bitmedi :)

3- Estee Lauder Advanced Night Repair : Cildim toniği tamamen emdikten sonra Estee Lauder serumu minik darbelerde yüzüme sürüyorum. Önce yapış yapış bir his veriyor fakat uzun sürmüyor. Diğer ürünler gibi bayılıyorum diyemem ama faydasını gördüğümden bitince yine almayı düşünüyorum.

4- Estee Lauder Nihgt Repair Eye : İşte kapatıcımdan sonra en sevdiğim ürün :) Silikon yapısı sebebiyle o kadar güzel bir yumuşaklık veriyor ki, göz çevremin ferahladığını ve pürüzsüzleştiğini hissediyorum. 

5- Estee Lauder Hydra Complete : ve canım nemlendiricim :) Cildim karma bir cilt olduğundan uygun nemlendiri bulmam zaman aldı diyebilirim. Ama artık değiştirmeyi hiç düşünmüyorum çünkü Estee Lauder nemlendirici tam istediğim gibi bir görüntü sağlıyor; yumuşak, pürüzsüz ve bu sayede makyaj yaptığımda da daha canlı ve doğal gösteriyor. 

6- Mesoestetic Stem-Cell Nanofiller : Son olarak dudak kremim. Mesoestetic 'in bu ürünü Thalion losyon ile birlikte Mezoklinik'ten hediye olarak gönderilmişti bana. İkisinden de çok memnun kaldım. Dudak konturunu kullanmayı seviyorum ve kullandığım andan itibaren etkisini hissediyorum. Tavsiye ederim kesinlikle :)

Bunların dışında bir de maden suyu kullanıyorum. Cilde faydalı olduğunu hepimiz duymuşuzdur ama ben maden suyunu whatsons'tan aldığım bir sprey şişenin içerisine koydum ve makyaj sabitleyici olarak kullanıyorum :) Verdiği ferahlığı ve canlılığı tahmin edemezsiniz. Yalnız tek bir şart var20-30 cm kadar uzaktan ve az miktarda sıkmak gerekiyor, yoksa makyajınız akabilir ( başıma geldi de :) ) 

İşte benim cilt bakımım. Bu ürünleri düzenli kullanmaya başladıktan sonra makyaj yapmadığım zaman da cildimin yorgun durmadığını görüyorum ve bu beni gerçekten sevindiriyor :)

Sevgiler...



19 Aralık 2013 Perşembe

Ev Yapımı Yoğurt İmtihanım

İlk paylaşım için garip olabilir ama henüz 2 defa yoğurt yapmış ve çok iyi sonuçlara ulaşmış biri olarak sesleniyorum :) Ev yapımı yoğurdu kapalı yoğurtlardan daha çok sevmişimdir hep. Eşimi tanıdıkça yemek konusundaki zevklerini de öğrendim tabi ki ve her yemekte yoğurt yediğini, kayınvalidemin evine asla hazır yoğurt sokmadığını görünce kafama koydum yoğurt yapmayı.

Aslında annemin yoğurt yapım aşamalarına tanık olurdum  ve zor bir şey olduğunu düşünürdüm. Halbuki hiç de sandığım kadar zor bir iş değilmiş. İlk denememde biraz suluydu ama ikinci aşağıda da göreceğiniz gibi hazır yoğurttan kıvam olarak farksız ama lezzet olarak çok daha güzel.

Oturduğum yerde sütçü var fakat ben çalıştığım için denk gelemiyordum. İş yerinin altındaki restorana bir sorayım dedim, buralardan geçiyor mu sütçü diye ve ne kadar şanslıyım ki inekleri olan bir tanıdıkları varmış :) Sağolsunlar her hafta getirtecekler yoğurdumu.

Öncelikle 5 litre yoğurt aldım. Koca bir tencerede 15-20 dk kadar bir iki defa karıştırarak kaynattım. Kaşık tahta olmalı bu arada. Altını kapattıktan sonra kenara aldım ve 1 saat beklettim. Serçe parmağımı süte hafif değdirip 5e kadar saydım, ısıyı hissettim fakat parmağım yanmadı. Yani sütümüz mayalamak için hazır demektir bu. 1 litre sütü ayırdım geri kalanını kabıma üstten köpürterek boşalttım. (Ben tupperware kabımı kullandım çünkü kapağını sıkıca kapatabiliyorum ama siz tencere veya başka bir kap da kullanabilirsiniz)

Bir kaseye daha önce yaptığım yoğurttan 1 yemek kaşığı ayırdım. Kesinlikle daha fazla değil, 1 yemek kaşığı. Üzerine biraz süt ekleyip yoğurdu incelttim ve sütün içerisine ekleyip yine 1-2 kez karıştırdım ve kapağını kapadım. sofra bezimle kabı sarıp beklemeye bıraktım ve yaklaşık 4 saat sonra açtım. Kapağı açık bir şekilde buzdolabına koydum. Tabi sabah kalktığımda ilk işim yoğurduma bakmak oldu ve sonuç beni çok mutlu etti.

Artık sloganım "yoğurt da yaparım kariyer de!" :)


Ayşe'nin Renkli Dünyası :)

Herkese merhaba. Ben Ayşe. Blog açmaya karar vermemin asıl nedeni çok araştırmam ve bulduklarımı paylaşmak istemem. Çalışan bir ev hanımıyım. o nasıl oluyor dediğinizi duyar gibiyim. Şöyle; yaklaşık iki buçuk ay önce evlendim. Evlenene kadar  bir evi idare etme konusunda hiç bir tecrübem yoktu. Ne temizlikle alakam vardı (hafta sonları anneme yardım etmemin dışında), ne de yemek yapmak, ev alışverişi yapmak gibi diğer işlerle. Evet 27 yaşına kadar hiç bir şey öğrenememiş biri olarak görüyordum kendimi :)

Taaaaa ki kendi evim olana kadar. Evlendikten sonra içimdeki ev hanımı bir anda fırladı dışarıya. En iyi temizlik malzemeleri hangileri, beyazlar kaç derecede yıkanır, yemek pişirmenin püf noktaları neler, fırının fanını çalıştırmalı mıyım, yoğurt nasıl yapılır diye sürekli bir şeyler öğrenmeye çalışan, evine hazır çorba sokmayan, ütü yaparken çoraplar dahil her şeyi ütüleyen biriydi dışarıya çıkan, şaşırttı beni :)


Öğrendiklerimi, öğrenmeye çalıştıklarımı, kendimi geliştirmek ve sizlerden destek almak için burada paylaşacağım. Umarım çoook memnun kalırsınız :)

Sevgiler...